banner62
BİST
4.962,97
ALTIN
1.077,07
DOLAR
18,65
STERLİN
22,90
EURO
19,65

Kazım Gündoğan'dan yeni eser: “Alevileş(tiril)miş Ermeniler"

Kâzım Gündoğan’ın yeni eseri, “Alevileş(tiril)miş Ermeniler-Biz İsa’ya Tabiyiz, Ali’ye Mecburuz” ismiyle okuyucuyla buluştu. 

Yeni Dersim
Yeni Dersim
08 Kasım 2022 Salı 15:12
Kazım Gündoğan'dan yeni eser: “Alevileş(tiril)miş Ermeniler"

Kamuoyunun Nezahat Gündoğan’in yönetmenliğini yaptığı “İki Tutam Saç- Dersim’in Kayıp Kızları” belgesel filminin yapımcısı ve “Dersim’in Kayıp Kızları–Tertele Çeneku”, “Keşiş’in Torunları” kitaplarıyla tanıdığı Kâzım Gündoğan’ın yeni eseri, “Alevileş(tiril)miş Ermeniler-Biz İsa’ya Tabiyiz, Ali’ye Mecburuz” ismiyle okuyucuyla buluştu. 

Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan 528 sayfalık kitap Dersim coğrafyasında karanlıkta kalan bir sayfasını daha cesaretle aralıyor. Kitap üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, bugüne kadar derli toplu bir çalışmaya konu olmayan Alevileş(tiril)miş Ermenileri gerçekliğini doğrudan görüşmelerle birinci ağızdan dinleme olanağı sunan kitap için toplamda 90 kişiyle röportaj yapan Gündoğan, eserinde bunlardan 72 kişinin anlatılarına yer verebildiğini söylüyor. 

İkinci bölümde; Alevileş(tiril)miş Ermeniler gerçekliğini bir de Alevilerin ağzından dinleme ihtiyacı duyan Gündoğan, bölge Alevilerinden 12 kişiyle yaptığı görüşmeleri “Dersimli Alevilerin Ermeni Belleği” başlığıyla kitabında yer vermiş. 

Son bölümde ise; “1915 Öncesi Dersim’de Ermeni Yerleşimi ve Nüfusu” başlığıyla tarihsel gerçeklikle bağını kuruyor. Her dönemin değişmez ötekileştirme adresi olan Dersim bölgesinden toplam 84 kişi, adeta tarihin karşısına çıkıyor ve özgün hikâyeleriyle bölgeye dair bambaşka bir fotoğraf sunuyor. 

Bu, “İsa’ya tabiyiz, Ali’ye mecburi” diyerek olabilecek en net sosyolojik tanımlamayı yapan bilgeliğin fotoğrafıdır. Kendilerini “biz konuşan dilsiz, gören körüz” şeklinde ifade eden insanların yaralı öykülerine ait bir Dersim çığlığıdır. 

Gündoğan 2011’de başladığı ve 2017’de bitirmeyi hedeflediği çalışmasına Türkiye’yi terk etmek zorunda kalınca ara verecektir. Yerleştiği Almanya’da sürgün/göçmen sürecinin sorunlarıyla mücadele ederken söyleşilerle emanet aldığı insan öykülerini yanında taşır ve onları bir esere dönüştürme uğraşından vazgeçmez. 

Türkiye’nin değişik şehirlerinden Avrupa’nın farklı ülkelerine, Amerika’dan Avustralya’ya, Ermenistan’dan Lübnan’a kadar çok geniş bir alan taramasına sahip eserine son noktayı 2021’de koyar. Bir tarihsel veya toplumsal süreci yaşamış her insani bir “belge” olarak tanımlayan Gündoğan söz hakkını doğrudan kişilere vererek tarihin dolaysız tanıklarını konuşturarak onu bir “belge”ye dönüştürürken pek çok fotoğrafa da yer vermiş. 

Böylece dehşetin şahitlerinin birer masal kahramanı değil de bizler gibi insanlar olduğu gerçeğini yüzümüze vurur ve yeni bir belleğin oluşmasını koşullar. Şaşırtan ve sarsan özelliklere sahip eser, acının imbiğinden hücre hücre damıtılarak biriktirilmiş derinliğe sahip anlatılarla bu alanda bir ilk olmanın yanı sıra başka araştırmacılara da yol gösterici özelliklere sahiptir. 

Hatırlanacağı üzere Kazım Gündoğan’ın, Nezahat Gündoğan ile birlikte “Munzur Akmazsa” (2003-2004), “İki Tutam Saç-Dersim’in Kayıp Kızları (2010), “Hay Way Zaman” (2013), “Vank’ın Çocukları” (2017) isimli belgesellerinin yanı sıra “Dersim’in Kayıp Kızları-Tertele Çeneku (2012)” ve “Keşiş’in Torunları-Dersimli Ermeniler” (2016) isimli kitapları ile bütün bu çalışmalardan aldığı çeşitli ödülleri bulunmaktadır. 

Son Güncelleme: 30.11.2022 15:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Munzur Ali 2022-11-09 12:39:57

Desim'de fazla Ermeni yaşamamış.En çok Ermeni "vilayatı sitte" denilen altı ilde Ermeni yaşamış.(Elazığ, Diyarbakır, Van, Bitlis, Sivas, , Erzurum) Desim'deki Ermeniler entegre olmuş.Asimile değil..Onların inançlarına Desimliler karışmamış.

Avatar
Gazikli 2022-11-09 20:59:46

Dersim'de bütün inançlar yan yana yaşamış, kimsede diğerinin inancına karışmamış. Ayrıca Dersim'de yaşayan hıristiyanlar sadece Ermeni değildir, aynı zamanda Rumdur, yani hıristiyan Rumlarda Dersim'de yaşamıştır. Neden son yıllarda Dersim'de çok sayıda Ermeni yaşıyormuşta, zorla alevileştirilmişler gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor anlamıyorum. Dersim'de aleviler herzaman çoğunlukta olmuştur. Ermenilere kol kanat geren onları katliamdan kurtaran Dersimlilerdir, arada maalesef birkaç istisna olsa da. Ama istisnalar kaideyi bozmaz. Dersim'i bir rahat bıraksanız artık.

Avatar
Dersimli Alevi 2022-11-08 18:01:35

Tarih boyunca ibadeti yasak olan , katliama uğramamak için Alevi kimliğini saklamak zorunda kalan bir Halk sanki Ermenilerden daha rahat yaşamış da Ermeniler Alevileşmiş gibi bir anlayış en büyük akıl tutulmasıdır…. Alevi ve Ermeni halkları yan yana yaşamış Dersim de ama her kesin kimliği gayet belli …..

Avatar
Rıza şehri.. 2022-11-10 00:22:29

Dersim'de kimse Ermenileri Alevileştirmedi..Alevileri Ermenileştirenler var..Zaten Alevi olmak için anne ve babasının Alevi olması gerekir.Anne ve babası Alevi olmayan Alevi sayılmaz...

Avatar
Lobici kazım 2022-11-10 20:29:51

Kazım Gündoğan sağlam besleniyor galiba Ermeni lobisi tarafından …….

Avatar
Doamne Desim 2022-11-14 03:08:22

sadece diyebilecegim bir söz var.
besle kargayi, oysun gözünü.

Avatar
Zure mekıre.. 2022-11-11 21:25:39

Dersim'de kim Ermenileri Alevileştirmiş ki?..Hepsi palavra...Alevilerin tarihinde misyonerlik yoktur...Aleviler kimseyi asimile etmez.Buna inancı izin vermez..

Avatar
Lazedersimi 2022-11-11 12:33:32

Yazık. Asimilasyon'a karşıyız diyenler nedense en çok Alevileri asimile etmekle meşguller. Bu kitap ve yazarıda bir örneği. Dersim'de ki Ermeni nüfusu hiç bir dönemde 15% geçmemiştir. Ayrıca Ermeniler kendilerini koruyan Dersimlilere ihanet etmiştir. Tarihi eğip bükmek ve kendi ideolojilerine uyarlamak yeni dönem yazarların ortak davranışı oldu.