banner62
BİST
4.997,63
ALTIN
1.129,25
DOLAR
18,85
STERLİN
22,70
EURO
20,34

Son 20 gün içerisinde kentimizde genç gruplar arasında toplum olarak tasvip etmediğimiz şiddet haberlerine tanık olduk.

Gençleri şiddete yönelten etkenler bireysel, ailesel ve toplumsal boyutlarda ele alınır. Bireysel nedenler arasında bazı psikiyatrik sorunlar, dürtüsel davranışlar, sorun çözme becerilerindeki eksiklik, zihinsel gelişme gerilikleri, madde ve alkol kullanımı, istismara ve şiddete uğrama. Ailesel nedenler arasında parçalanmış aileler, yoksulluk, düşük eğitim, kalabalık aileler, aile içi şiddet, anne babadaki psikiyatrik sorunlar. Toplumsal nedenler arasında toplumda şiddetin normal görünmesi, desteklenmesi, yaygın olması, adalet duygusunun sarsılması ve bireylerin kendi adaletlerini dağıtma çabaları, sosyal destek eksikliği, şiddetin engellenmemesi, toplumdaki kanaat önderlerinin şiddetti özendiren tavır ve açıklamaları, silahlara ve uyuşturucu maddelere ulaşma kolaylığı.

Sadece ergenler arasında değil, yetişkinler arasında da ciddi şiddet ve söylem görüntüleri söz konusu son süreçte. Kadınlara, hayvanlara, sağlık çalışanlarına, çocuklara şiddetin arttığı aşikâr. Şiddetin artışının ilk nedeni ekranlarda yansıyan ve artık kanıksanır hale gelen zorbalık görüntüleri ikincisi ve en önemli sorun ise ekonomik sıkıntıların neden olduğu gerginliğin çocuklara yansıyor olması.

Ailedeki ekonomik gelir düzeyi düşüp konfor alanı azaldıkça içeride biriken öfke, saldırganlık olarak ortaya çıkabiliyor. Sadece okulda değil, aile içinde, trafikte, mahallede, maçlarda, mecliste…

Dahası neredeyse her alanda şiddet görüntüleri ile karşılaşıyoruz. Çocuklar rol model olarak görecekleri kişilerin saldırgan tutumlarına tanık olunca olumsuz etkileniyorlar ve şiddet eğilimi gösteriyorlar. Üçüncü bir neden ise şiddeti içselleştirmemiz. Bunun nedeni devamlı şiddet olayları ile iç içe yaşamamız ve toplumun hemen her kesiminde o kesim için "öteki düşman" olarak görülen, gruplara karşı şiddetin kabul edilebilir bir durum olarak görülmesidir. Ne yazık ki şiddet olaylarına toplumun yaklaşımı bu olaylara toptan reddi değil, şiddeti kimin kime karşı uyguladığına göre değişmektedir. Ülkemizde uzun yıllardan beri devam eden şiddet ortamı ölümün yüceleştirilmesi, ölme ve öldürmenin "kahramanlık " veya "örf ve adetlerin" toplumdaki grubun korunması için gerekli bir davranış haline gelmesi, şiddetin bireyler tarafından içselleştirilmesine neden olmaktadır.

Şiddet davranışının önüne geçmenin yolları ise ergenlerin alternatif çözüm becerileri kazanması şiddetin her zaman cezalandırılan ve hiçbir zaman özendirilmeyen ve hoş görülmeyen bir davranış haline gelmesi, bireysel bağlamda kontrol sağlanması için ergenlerde anne ve babanın, öğretmenlerin ve ergeni etkileyebilecek rol modellerin (sanatçılar, sporcular, siyasetçiler, sivil toplum örgütü temsilcileri vb) uygun bir şekilde yol göstermeye devam etmesi gerekmektedir.

Anne babalar çocuğun öz güvenini ve yeterlilik hisselerini arttırma, duygularını anlama ,şiddetin nedenlerini anlama ve bunlara yönelik çözümler geliştirme, alternatif çözüm yollarını ve sorun çözme becerilerini öğretmelidir.

Şiddet bir davranıştır toplumu oluşturan tüm kesimler tarafından kimden nasıl ne şekilde gelirse gelsin reddedilmelidir.

Sönmez Aydın
Rehber ve Psikolojik Danışman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.