banner62

• ‘Kim ne ekerse neden onu biçer ve Kim ne yaparsa, aslında neden kendine yapar?’ 

• ‘Davranışlarımız neden kaderimizi oluşturur ya da Kader içinde kaderimizi, bizzat biz nasıl oluşturuyoruz?’

Evrende her şey enerjidir ve hiçbir şekilde kaybolmaz; enerji zamanda ve mekanda değişiklere giderek başka bir forma dönüşerek yine size gelir. Temel bazda iki çeşit enerji vardır; ERİL ENERJİ ve DİŞİL ENERJİ. 

Zihinsel, fiziksel ve ruhsal tüm davranışlarınız (Yani biz buna Üretim-Dişil-Verme enerjisi diyoruz) tüm düşüncede kalan ya da eyleme geçen iyilik ve kötülükleriniz; zaman, mekan ve kişiler değişerek alanınıza tekrar girer ve ne ektiyseniz sonrasında biçmeniz ve hatta bunun nesiller boyu aktarımı da; özünde alma-verme enerjisinin, bu şekilde çalışması sebebiyledir. 

Başlangıç ana prensiplerinden bir tanesi; herhangi bir enerjiyi almanız için; önce kendi alanınızdan yer açmanız ve bunun için de; kendi alanınızdan bir enerjiyi vermeniz üzerinedir. Durağanlıktan harekete geçip, sarmal ilerleyerek yükselen bu sistemde (evrende) yol alabilmek, dolayısıyla bilinç genişlemesi ve yükselmesi, insan-ı kamil mertebesi ve tekamül etmek için yapmanız gereken; önce vermek ve sonrasında almak… İşte anahtarlardan biri budur....

Daha üst perdeden, daha üst bir anahtar verecek olursam; aslında işin özünde tek bir enerji vardır ve Evren bu ana anahtar üzerine kurulmuş olup, var oluşunu devam ettirmektedir; VERMEK… 

İlk başta dişil bir enerji vardı. Dişil enerji hareket, ilerleme ve süreklilik için kendi içinde kutupsallaşarak Eril enerjiyi doğurdu. Ve Dünyamız yani dualist düzen bu şekilde kuruldu. İyi ya da kötünün olmaması ve aslında bunun bir olduğu felsefesinin, mitlerin, dinlerin tüm ana hikayesi; aslında farklı şekillerde bazen çok tanrılı inanç sistemiyle, bazen tek tanrılı inanç sistemiyle bize anlatılmış olsa da; Kaynak tektir ve bu kaynak dişil enerjidir ve Vermek üzerinedir.

Bu aynı zamanda boyutsal açıdan dördüncü boyutun başlangıç giriş yasasıdır ve insanlık 2012 sonu itibariyle 4. Boyut enerjisi ile etkileşime başlamıştır. (Nedir bu 4. Boyut enerjisi? Merak edenler için 2012 MAYA TAKVİMİNİN SIRRI VE KIYAMET makalemde biraz değindim.)

Şimdi Dualist Dünyamızda; Eril-Dişil enerji prensiplerinin nasıl çalıştığına bakalım:

(ERİLLİK-DİŞİLLİK kavramı, daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi erkek-kadın yani cinsiyet olgusu şeklinde algılanmamalıdır. Dünya’da var olan her şey iki enerjiyi de bünyesinde taşır. Vücudumuzdaki meridyenler ve enerji hatları içerisinde eril ve dişil yönler ve kanallar vardır. Sağlımız; bu her iki enerjinin de dengede olmasına bağlıdır.)

-BOLLUK pozitif (+) enerjidir, BEREKET negatif (-) enerjidir. Hayatınızda bolluk var ama bereket yoksa negatif enerjiyle ilgili bir sorun vardır, Hayatınızda bereket var ama Bolluk yoksa, pozitif enerjiyle ilgili bir sorun vardır.

-Bedenimizin SAĞ ve ÖN tarafı POZİTİF (+)  yani ERİL yani GELECEĞİMİZ, 

SOL ve ARKA tarafımız DİŞİL (-) yani NEGATİF enerji yani GEÇMİŞİMİZDİR. 

-SOL beyin (+) bedenin SAĞ tarafını yönetir ve ERİL ENERJİDİR, SAĞ beyin (-) bedenin SOL tarafını yönetir ve DİŞİL ENERJİDİR.

-SOL burun deliği, geniş olanlar, SAĞ beynini, daha fazla kullananlardır. SAĞ burun deliği, geniş olanlar, SOL beynini, daha fazla kullananlardır.

-Bedeninin SAĞ tarafı ile ve ÖN tarafı ilgili sorun yaşayanlar; ERİL enerjiyle olan ilişkilerinde sorunları olanlardır.

-Bedenin SOL tarafıyla ve ARKA tarafıyla ilgili sorunları olanlar DİŞİL enerjiyle olan ilişkilerinde sorunları olanlardır.

-Otururken SOL tarafa doğru eğilenler, DİŞİL tarafından destek alamayan insanlardır.

-Otururken SAĞ tarafa doğru eğilenler, ERİL tarafından destek alamayanlardır. 

-Otururken, genelde SAĞ ayağını sol ayağının üstüne atanların, POZİTİF enerjileri negatif enerjilerinden BASKINDIR.

-Otururken, genelde SOL ayağını sağ ayağının üzerine atanların, NEGATİF enerjileri, pozitif enerjilerinden BASKINDIR.

- Otururken sürekli ayak ayak üstüne atmak, eril ve dişil dengemiz açısından sağlıklı olmasa da; eğer ki eril enerjinin yoğun olduğu bir ortamda iseniz (mesela iş toplantısı, yöneticisi olduğunuz bir toplantı vs. sağ ayağınızı sol ayağınızın üzerine atarak oturduğunuzda bulunduğunuz ortamda sizi baskın kılar… Ya da nazarından korktuğunuz ve ya ağır negatif veyahut kötücül insanların arasında olduğunuzu düşünüyor ve bu etkilere alanınızın maruz kalmasını istemiyorsanız; yine sağ ayak sol ayak üzerine atarak oturduğunuzda, etrafınızdan gelecek bu tarz enerji frekanslarını bir nebze kesersiniz.

-Bilgi almak/öğrenmek eril enerjidir. Aldığınız/öğrendiğiniz bilgiyi özümsemek, içselleştirmek, hayat felsefenize dönüştürebilmek, işleyerek pratiğiniz haline getirebilmek; dişil enerjidir.

-Almak eril enerji; vermek dişil enerjidir. Para kazanmak eril enerjidir ama kazandığınız parayı harcamak dişil enerjidir. Bolluk eril, bereket dişil enerjidir. Paylaştıkça çoğalan her şey; vermekten kaynaklı bereket enerjisini hayatınıza çekmenizdendir.  

Hayatlarımızda; eril-dişil enerjinin dengede kalmasını ve aslında fiziksel, ruhsal ve zihinsel sağlığımızı istiyorsak; öncelikle alma-verme dengesini doğru anlamamız ve kurmamız gerekir. 

Ve siz değişirseniz, her şey değişir… Çünkü içeri de ne varsa, dışarı da o vardır. Ve aslında hepimiz, birbirimizin; bir diğer parçasıyızdır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.