banner62

Astrolojide şiron

Şiron kendisinde dünyevi halin, acının ve bedenselliğin yükünü taşımaktadır, bir yanı ise göksellik, tanrısallık ve ölümsüzlük taşır. Her iki yönü içinde taşıdığı ve iyi tanıdığı için; Şiron büyük bir şifacı ve öğretmen olur.

Yeni Dersim
Yeni Dersim
21 Aralık 2021 Salı 11:29
Astrolojide şiron

Şiron kendisinde dünyevi halin, acının ve bedenselliğin yükünü taşımaktadır, bir yanı ise göksellik, tanrısallık ve ölümsüzlük taşır. Her iki yönü içinde taşıdığı ve iyi tanıdığı için; Şiron büyük bir şifacı ve öğretmen olur. Doğum haritasında Şiron’un olduğu yerde kendi içimizdeki gerilimin farkına varırız. Belki orada biraz da zorla bir şey elde etmek isteriz, fakat sonunda şunu öğreniriz ki; hedefimize yaklaşmamız sadece uysallık ve teslimiyet sayesinde, içimizdeki dürtülere hakim olabildiğimizde mümkün olacaktır. Çırak – usta ilişkisini de anlatır bize. Ama bu hikayede çırak da biziz, usta’da… Kendi kendinin öğretmeni olmaktır amaç… Kendimizi eğittiğimiz an; kendi yaralarımızı kendimiz sarabildiğimiz an; kendi içimizdeki gücün farkına varıp, ayağa kalkabildiğimiz an; ustasıyızdır bu hayatın…

Şiron; Satürn ve Uranüs arasında yörüngede olan küçük bir Güneş Sistemi cismidir. Charles T. Kowal tarafından 1977 yılında keşfedilen cisim, Centaur cisimleri olarak bilinen yeni bir nesne sınıfının ilk tanımlanmış üyesidir. ( Şiron keşfedildiği anda, yani 1 Kasım 1977, Salı günü saat 10’da Pasadena, Kaliforniya’da, Boğa’da 3.09 derecede bulunmaktaydı. Ve aslında şifa kaynağımız Ay da, tam bu derecede yücelir.)

Satürn (sınırlar, engeller) , Uranüs( özgürlük ) sınırlardan özgürleşme, kendi potansiyellerinin farkına varma, kendini aşma gibi kavramları da içinde barındırır ve köprü görevi görür. Keşfedilme anında yükselen Yay burcu olduğundan, Jüpiter; Şiron’u şifalar.

İlk önceleri asteroit olarak sınıflandırılmış ancak daha sonra aslında kuyruklu yıldız olduğu konusunda tartışma açılmıştır. Günümüzde her iki sınıfta da yer almaktadır. Chiron, adını Yunan mitolojisindeki centaur Chiron'dan almıştır.

Astroloji; mitoloji, yıldızlar, takım yıldızları ve sembolizmden beslenir. Eğer engin ummanlara- kaynağa-gerçeğe ulaşmak istersek; tüm bu bilgi nehirlerini takip etmemiz yeterlidir.

Mitolojide Şiron;

Şiron’un hikayesi en başından beri trajiktir. Ebeveynleri Kronos (Satürn) ve Philyra'dır. Onun oluşumuna sebep olan Kronos (Satürn) esasında normalde dürtüleriyle hareket eden biri değildir, fakat tanrıça Philyra’ya karşı duramamıştır. Tanrıça o kadar güzeldir ki, Satürn’ün başını döndürmüştür. Satürn bir at kılığına girerek ona yanaşır ve tecavüz eder. Bunun sonucu tanrıçanın doğurduğu çocuk, yarı at yarı insan olarak meydana gelir. Böylelikle Şiron sentorlar arasında tek yarı tanrı olmuştur. Yunan Mitolojisinde sentor olarak da bilinen yarı at, yarı insanların en bilgili ve yeteneklisidir. Şiron'u doğurduktan kısa bir süre sonra Philyra, çocuğunu utanç ve tiksintiden terk eder. Yetim kalan Şiron, daha sonra onu kanatları altına alan ve ona müzik, lir, okçuluk, tıp ve kehanet sanatını öğreten tanrı Apollo tarafından bulunur. Apollon'un ikiz kız kardeşi Artemis, onu okçuluk ve avcılık konusunda eğitir. Şiron' un benzersiz barışçıl karakteri, nezaketi ve zekası; Apollo ve Artemis'e atfedilir. Şiron sonrasında Hercules, Achilles, Jason gibi tanrı çocuklarına da savaş eğitimi verir.

Şiron’un ezeli yaralanması zaten vücudundan da bellidir. Kendisinde kontrol edilemeyen dürtüler (alt gövdenin at olması) ile tanrısallığa ait göstergeler (üst kısmın insan olması) birleşmiştir. Bu acının yanında, Şiron günün birinde savaştaki bir karışıklık sırasında öğrencisi Herakles’in zehirli okuyla yanlışlıkla yaralanır. Okun ucu Hydra’nın zehirine (Akrep enerjisi) batırılmıştır. Derin acılar çeken Şiron, bu duruma artık dayanamaz hale gelir ve ölümü arzular. Şiron ölümsüz olduğu halde, Prometheus’un ölümsüzlüğe erişmesi için bundan feragat eder, zira Prometheus kayadan ve ciğerini yiyen kartaldan ancak bu sayede kurtulabilecektir. Böylelikle Şiron bir ölümlü haline gelir, artık ölebilecek ve böylece acılarından kurtulacaktır. Şiron’un kendisini bu şekilde kurban etmesinden çok duygulanan Zeus ise, Şiron’u Centaurus takım yıldızı olarak göğe kaldırır. Bu takım yıldızında silahını bir kurta yöneltmiş bir Sentor vardır. (Lupus) Çeşitli tasvirlerde bu silahın bazen bir mızrak, bazen de bir şifa çubuğu olduğu görülmektedir. Şiron burada bir kurtla savaşmaktadır. İçinde bulunduğu takım yıldızının sınırlarının Başak, Terazi ve Akrep alanına girmesi tesadüf değildir. Aynı zamanda gökyüzünün öyle bir alanında yer alır ki, burada Hydra (yılan) ve Akrep’in zehirleriyle temas halindedir.

Şiron’un namı; hekim, bilge ve peygamber olarak, tüm dünyaya yayılmıştır. O öyle biridir ki, herkes onun kendisinin öğretmeni ve yetiştiricisi olmasını ister. Ve muhteşem bir araç olan astroloji sayesinde Şiron’un hakikaten haritamızda da, bize yol gösteren bilge bir öğretmen olarak yer aldığı görülmektedir.

Şiron’un şifalandırıcı gücünü, aksi yöne, yani içimizdeki kurta bakarak izah ederiz;

Başak, Terazi ve Akrep konusu Şiron’un gökyüzünde bu burçlar arasında yerleşmiş olması, Şiron’a ait güçleri ve yetenekleri geliştirmemiz için; Başak’tan Terazi’ye, ondan da Akrep’e ilerlememiz gerektiğine bir işaret olarak yorumlanabilir. Başak’ta henüz genç olan Şiron, öğrenmekte, çalışmakta ve şifacı haline gelmektedir. Terazi’deki Şiron ise dünyayla ve öğrencileriyle ilişki halindedir. Şifalanmanın denge kurallarına tabi olduğunu, tüm kainatın da denge bulmaya çalıştığını bilmektedir. Akrep’teki Şiron ise ölümlülük, yaralanma ve Hydra’nın zehiri ile mücadele halindedir.

Takım yıldızı tasvirlerinde Şiron’un kurtla savaşının, yılanın (Hydra) kuyruğuyla Akrep’in buluştuğu yerde gerçekleştiğini görürüz.

Neden kurt? Şiron bir şifacı ise ve kurtun boğazını hedef alıyorsa, bu bize ne söylemek istemektedir?

Şiron içimizdeki kurtu zaptetmekte ve onu şifalandırmaktadır. Masaldan tanıdığımız kurt tebeşir çiğner, yumuşak bir sesle konuşur, kuzu postunda gelir ve büyükanneyi yer. Bu kurt bize korku salar, bizi yemek ister, biz ise onu farketmeyiz, çünkü kılık değiştirmiştir. Kelimelerin yavaşça yaklaşan kurtu (Şiron kurtun boğazını hedefler). - Öyle kelimeler ki, bizi başka halkları işgal ettiğimiz zaman haklı olduğumuza inandırır. Bizi istediğimizi alabileceğimize, başkalarını sömürebileceğimize inandırır. İnsanın doğası böyledir zaten, ne yapabiliriz ki! Kendi kürkümüzü kurtaralım! Öyle kelimeler ki, bizi eski yaraların hiç iyileşemeyeceğine inandırır. Bunlar bizim gelecekten korkmamıza yol açan, önümüze hep korkularımızı çıkaran, bizi hep aynı kalıplara göre tepki vermeye iten, değişiklik yapmamıza izin vermeyen kelimelerdir.

Değişme korkusu: “Değişme…Yoksa seni yerim!”. Kurtun sesi önde giderek, at gövdesine, yani içimizdeki dürtüselliğe gerekçe bulmaya çalışır. Şiron ise bize bu kurtun sesine kulak asmamamızı, bunun yerine Akrep’in değişim ve dönüşüm yolunu seçmemizi öğütler. Zira ölmesi ve dönüştürülmesi gereken kendi içimizdeki bu kötü kurttur.

(Ana Kaynak: SigridNiendorf-Lindner)

Doğum haritanızdaki Şiron’un yerleşimi hakkında bilgi edinmek isterseniz; ‘Şiron Burçlarda ve Evlerde’ adlı makalemi, yazarlar bölümünde bulabilirsiniz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.